Eşyalara verdiğimiz değer

Üniversitede öğrenciyken yapmamız gereken işlemler vardı hasta üstünde. Aşırı heyecanlı (veya belki anksiyetik demek daha doğru) bir 3. Sınıf düşünün, her yeni işlem için hasta çıkabilecek her yer fellik fellik özenle aranır. Ama nasıl bir halse, belki de beyin gücü, o işlem için gereken bütün malzemeler hazır edilmeden bir türlü o hasta bulunamaz. Ne zaman ki malzemelerin hepsi satın alınır sterilizasyona verilir o zaman hasta gelir seni bulur, kolayca.

Hayat böyle bişey. İlginç kanunları var hayatın ve beynimizin. Ama bu özellik sabote ediliyor gözüm açıldığından beri(sadeleşmeye başladığımdan beri) fark ettiğim üzere. En basitinden günlük hayattan bir örnek verelim: Babam marketten göbek, domates alıp geliyor, sözlü belirtmiyor ama o bi salata yapın da sofraya oturalım aile gibi bi yemek yiyelim demek. Veya daha komik bir örnek, annemin sık aralıklarla temizlik malzemesi satın alması, bu ev daha temiz olmalı demeye çalışır gibi. Ama bu alışverişler (ve milyonlarca diğer örnekler) tamamen bilinçli yapılmış değil. İçinden bir ses al diyor ihtiyacın var diyor kullanırsın diyor. Parayı verip eve getirene kadar…

Eşyaların sana verdiği vaatler var aslında fark etsen de etmesen de. Beni alırsan evin daha temiz olur diyor biri, beni giyersen daha güzel hissedersin diyor diğeri, bana sahip olursan daha prestijli olursun diyor bir diğeri ama en kötüsü beni alırsan seni daha çok severler diyor bazıları.
Oysa önceden düşünüp araştırıp evi daha temiz yapacak eşyayı bulup satın alma durumu azınlıkta kalıyor. Şöyle bişey istiyorum diye başlıyorsun anlatmaya, bilinçli sayılacak bir tüketiciysen eğer, ama asla[bilmiyorum çok mu büyük konuşuyorum, azınlıklar gelsin beni bulsun yazdığımı sileyim] hayatıma yeni bir insanı/işi/rüyayı getirecek eşyayı düşünmüyorsun. Oysa materyallerin gücü var.

Aç parantez, belki de enerjiyi yönlendirme etkisi var demeli, çünkü materyalizmin karşısında durmak ilk adım olarak materyalin gücünü kabul etmemek demek?

Ve hepimizi yöneten büyük firmalar bunun farkında. Ürünümüzü al daha ‘cool’ olacaksın diyor reklamlar. Veya bunu kullan karşı cins senden gözünü alamasın diyor veya evin pırıl pırıl olsun veya mutluluk seni bulsun, örnekler sonsuz.

Reklamlara dikkat ediyor muyuz? Gözümüzü açıp bi inceliyor muyuz? Biraz dikkat ediyorsak ne kadar anlamsız alakasız diyoruz ama gözümüzün ucunu yine de kaçıramıyoruz. Sen saçma diyebilirsin ama bilinçaltın reklamların heeeeeepsine inanıyor(en saçma çamaşır sodası reklamına bile)

En mantıklı satın almalardan biri olması gereken elektronik alet reklamlarında bile reklamın en fazla %20’si teknolojik aletin özelliklerinin anlatılmasıyla geçiyor. Gerisi hep doldurucu. Bilinçaltın için. Senin için değil sevgili bilinçli tüketici. Ve o mesajların hepsi senin zayıf anını bekliyor, camın arkasındaki piranalar gibi. Ne zaman ki üzgün olursun hayatta bi şeylerin düzgün gitmediğini hissedersin, kendini alışveriş merkezinde bulmayagör. O torbalarla eve dön ve bi sor, neyi niye aldın?


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s