Büyü

İnsanlarla karşılaşmanın fizyolojisi,

zamanların çakışması değil kaderlerin çakışmasıdır.

Ben buna inanır, bunu söylerim.

Büyü denecek kadar güzel ve tahmin edilemeyen gerçekler var bu dünyada, içindeyiz, parçasıyız.

Onu hissetmememiz, görmememiz, yaşamamamız onun var olmadığı anlamına gelmiyor.

Çünkü yine kapitalizmin kıskacında olduğumuz için bu böyle. Beyinlerimiz kapitalizmin istediği şekilde ilmek ilmek dokunduğu için. Hadi artık kaçayım kurtulayım bu kıskaçtan dediğinde bile hiç kolay olmadığını fark ettiğin, sosyal, psikolojik maddi manevi her tür engelleri aşmanı, türlü çeşit geri dönüşsüz fedakarlıklar yapmanı gerektiren bir durum. Çünkü kapitalizm, hayat tarzına dönüşmüş bir bağımlılık.

Zamanın değerini versek, kendimizi hissedebilsek, hayatta kalma modundan çıkabilsek… devamı gelecek. Büyü ufak ufak ben buradayım, bak ne kadar güzelim diyebilecek. Ve sen onun her ufak gülücüğünü fark ettiğinde, o daha büyük gülümsemelerle geri dönecek, inan.

Büyüyü yaşamamış olmak onun var olmadığı anlamına gelmiyor. Şu sınırsız evrende ne kadar da az şeyi fark edebiliyoruz aslında. Fark ettiklerimizi de ne kadar az süre aklımızda tutabiliyoruz öyle. Ufacık bir saniye evrenin görkemi hakkında düşünüp büyüleniyoruz ve sonra unutup kapitalizmin özenle hazırlattığı günlük yaşamımıza geri dönüyoruz. Balık gibiyiz bir bakıma.

Karşılaştığın insanları düşün. Ne kadar da gösterişsiz, sıradan bir tanışma o öyle. Şimdi de o insanın seninle tanışmadan önce başından geçen her şeyi düşün. Sana anlatacağı bir sürü şeyi var senin dinlemek istediğin. Senin de başından benzerleri hatta belki aynısı geçmiş. Hatta büyünün daha belirgin hissedildiği bir başka durum, aynı yerlerde gezinmişsiniz, benzer veya aynı zamanlarda. Şu anın ne farkı var da evren artık tanışmanız gerektiğine karar vermiş? Olgunlaşmayı bekleyen elmalar gibiyiz hepimiz. Vakti geldikçe dalımızdan düşüyoruz. Daha önceden tanışsanız aranızdaki etkileşim, her neyse, böyle olmayacaktı tahminimce. Belki onun sana öğrettiği bir ufak hayat dersi önceden tanışsanız onun da bilmediği bir şeydi, öğretemeyecekti, hayatına dokunamayacaktı.

Yüzmilyonlarca örnek sıralanabilir, hayatın büyüsünü biraz daha iyi anlamayı sağlayan(ve ara ara yapmayı düşünüyorum bunu, becerebildiğim kadar). Fazlasıyla sıradan görünen şeyler aslında bizi biz yapıyor, bunu görebilmek gerek. Ve eğer hayatındaki büyü eksik geliyorsa, bir zamanlar vardı ama şimdi gitmiş diyorsan; o ufak gülücükleri fark etmekle başla.

Ve konmari de kocaman bir büyü dalgasını açığa çıkartıyor. Boşalan kirli, yorgun enerjinin yerini büyü koşarak doldurmak istiyor. Denemesi bedava 🙂


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s