Dut ve dua

Arabayı parkedip çıktım, yerde tombul, sulu bir dut dikkatimi çekti. Durdum, düşündüm, almak için eğildim sonra vazgeçtim. Dut yemeyi oldum olası çok severim ve eski evimizin bahçesindeki dut ağacının altından az yemedim yere düşmüşleri. Ama tanımadığın bir sokağın toza bulanmış dutunu yemeye niyetlenmek biraz daha fazla, nasıl desem, yürek gerektiriyordu. İlerledim.

Döndüğümde güzel bir hediye beni bekliyordu arabanın üstünde. Hiç düşünmeden ağzıma attım ve şükrettim.

İşte dua etmek de aynı o dutu istemek gibi. Beklentisizce düşlemek. Sana iyi gelmeyeceğini düşündüğünü bırakıp, iyi gelecek olanı tatlılıkla rica etmek.

Çoğu zaman unutuyoruz, istemek için buradayız. İsteyerek, hayal ederek gerçekliğimizi oluşturmak için. Ne kadar hata yapmış olsak da, batırmış veya oyalanmış olsak da varlığımız hala bunun için. Kimden istediğimizi unutmadan, bolca, keyifle, güzellikle istemek için.

Haftaya görüşmek üzere,

kendinize iyi bakın.

-Sade.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s