İyi hissetmeme suçluluğu

3/10/16

…Ve bu sayfalardan ötesine de yaz artık.

-jurnalden.

Bu yazıyı yazarken hiç de iyi hissetmiyorum ve neden iyi hissetmediğimi sorguluyorum. Aklıma Nova Norda geliyor. Kırk yıl düşünsem onun sözünü alıntılayacağımı tahmin edemezdim ama buradayım işte. ”İnsanların sizden hep iyi olmanıza dair bir beklentileri oluyor” diyor bir Açık Radyo‘da bir röportajında, ”o iyi halde olmayınca seyirci karşısına çıkmasanız daha iyi olurgibi geliyor”. Ya da böyle bir şeyler, aklımda kalan bu.

Kendini göstermenin güzel yanları var elbette. Öncelikle kendin, kendini görmüş oluyor ve beğeniyorsun. Hep başkalarını gören gözlerin biraz da aynaya bakmış da kendi hoşluğunu görmüş gibi bir şey. Ancak kendini gösterdikçe nazar çekmek de madalyonun öteki yüzü.

Demirden korksak trene binmezdik. Nazar değer diye kendi kabuğunda bir kaplumbağa gibi yaşamak seni ancak kaplumbağalarla tanıştırabilir bu hayatta. İçinde bir süpermen varsa, o kabuğunu kenara bırakmalı. Süper kahramanların takıldığı yere sürünerek gidilmiyor çünkü.

Adaçayı demetinin dumanları dağılıyor ve ben biraz daha iyi hissediyorum. Turuncu çakmağımla biraz daha alevlendirip, düşünmeye devam ediyorum.

Yeni tanıştığım bir kaç havalı kadın ile sosyal medyadan ekleşirken, neden hesaplarının herkese açık olduğunun açıklamasını yaptıklarını duyuyorum. Garipsiyorum ama biliyorum. ”Başörtülü müslüman bir kadın, kendini göstermekten kaçınmalı” her kültüre yerleşmiş anlamsız bir kabul. Örtünerek göstermek istemediğim şey, tenim. Oysa karakterimi görmen ne sana zarar verir ne de bana. Benim sesimi duyurmaya görülmekten, duyulmaktan daha çok ihtiyacım var. Bırakın olayım, olduğum gibi.

Oda bir ‘opium den’ misali dumanla doluyor. Gözlerim hala mahmur ama zihnim açık.

Bu dünya sahnesi kocaman bir pasta ise, ben de dilimimi almak, tadına bakmak istiyorum. Sanki dünya modeller ve güzellik sektörü tarafından yönlendiriliyormuş gibi her yerde onların görüntüleri, onların sesleri. Tamam herkesin görülmeye hakkı var ama pastadan o kadar büyük bir dilim almaları bana anlamlı gelmiyor, üstelik hiç bitmeyen bir diyetteyken onlar… Yürüyüşleri kadar düşünüşleriyle de yer etsin istiyorum insanlar dilimizde. Belki çok yaşarsam göreceğim, belki de yarına gözümü açtığımda kabul olacak dileklerim. Ben diledim, devamını teslim ettim. Hayırlısı 🙂

Alevle değil ama ısıyla masa örtüsünü yakmayı başardığımı görüyorum, bu şaşkınlıkla anında ayılıyorum. Evde denemeyin denen şeylerden birini yapmışım sanırım.

Haftaya görüşmek üzere.
Pastayı boş verin, masa örtüsünü kurtarmam için dua edin 😀

Var olmayı unutmayalım.

İyi hissetmeme suçluluğu’ için 2 yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s