İstanbul’u sevme rehberi

İşin gerçeği, şaşkınım. Bu devirde insanların üstünlük savaşlarını can alarak, fiziksel göstergelerle yapıyor olmalarına epey şaşkınım. Ama küçük yaşta kazanılan alışkanlık kötü bile olsa tamamiyle vazgeçmek zaman alıyor, anlıyorum. O yüzden karanlığa küfretmek yerine bir mum da biz yakalım; şehrimiz barış içindeyken onu sevelim.

Bilen bilir, İstanbul insanı zorlayan bir şehir. Kalabalığıyla, yaşam şartlarıyla ve hatta yokuşlarıyla bile. Ama çok güzel yanları olmasa burada kalmaya devam etmezdik. Peki burada yaşamaya devam etmek zorundaysak ve hala bu ‘lanet’ şehri sevemiyorsak ne yapalım? Sevmeye niyetiniz varsa, benim de küçük bir rehberim var:

1- Denizi seç.

Deniz, İstanbul’u biricik kılan özelliklerden biri. Arada bir deniz görmeyeceksek, bence bu, içinde yaşadığımız şehre şükretme sebeplerinden birini elimizden almak demektir.

Denizin (ve diğer bütün denizlerden daha başka olarak İstanbul boğazının) insanın yüreğine iyi gelen bir yanı var. İnsanın kendine bile tam ifade edemediği ince sızılar, dalgaları izlerken kuş olup uçuyor, dalgaların arasında yerini bulan bir balık oluyor sanki. Ruhunuza gri bulutlar bastırmaya başladığında, denizin karşısındaki bir bankta yer kapmak veya hava ne kadar soğuk olursa olsun denizli ulaşım yolunu seçmek güzel bir çözüm başlangıcı.

Deniz her derde çare değil elbette, olamaz. Ancak, derdi hafifletip çözüm arama yoluna çıkmayı kolaylaştırabilir. Demeye çalıştığım budur.

2- Biri çağırınca git.

Süprizlere ne kadar hazırsan, seni ancak o kadar yakalayabilirler. Biri bir yere davet ettiğinde, mümkün olduğunca karşı tarafı kırmamak, bahanelerin arkasına sığınmamak önemli.

Çünkü hayatta yaşadıklarımız bize kalırken, yaşamadıklarımız ukdeye dönüşebiliyor. Biriken ukdelerin sayısı çok arttığında, ”zaten yaşamadım ki ben” gibi ilginç bir psikolojiyle yeni şeylere adım atmak epey zor geliyor. Oysa İstanbul, yeni deneyimlerin şehridir. Ev-iş-AVM ekseninde yaşamayı seçenler için İstanbul anlamsız bir eziyete dönüşebilir; her geçen gün etrafımızdaki AVM’lerin sayısı artsa dahi.

Yorgun olabilirsin, sadece bir battaniye altında kıvrılıp hayatın anlamsızlığına sövmek istiyor olabilirsin ama belki de arkadaşının senin sohbetine ihtiyacı var. Ve birine iyi geldiğini duymak, nasıl desem, insanı büyütüyor. Hep aynı çember içinde dolanmasının önüne geçiyor.

Karşı taraf, ona iyi geldiğini söylemeyecek kadar gururlu olsa dahi, bir önemi yok. Çünkü sosyalleşmek; derin veya bazen sığ sohbetler paylaşmak sana iyi gelecek. İyi hissettiğinde ise, içinde yaşadığın şehir dahil olmak üzere, etrafındaki her şey daha iyi gözükmeye başlayacak gözüne. Bi şans ver 😉

3- Islak ye.

Islak derken kastettiğim yalnızca ıslak hamburger değil elbette (ama süper şahane bi şey değil mi gerçekten?). İstanbul, içinde yaşamayı sürdürmesi zor bir metropol olmasına rağmen bir çok ucuz zevkiyle başka hiç bir yerde olmayan seçeneklerin de sahibi. Her birini yakalamak için gözü biraz açık tutmak gerekse de, bence işin sırrı, bulduğunda sonuna kadar keyfini çıkartmakta.

Özellikle öğrenciyseniz (ve ikinci üniversite diye bir güzelik varken neden değilsiniz?) İstanbul’da ücretsiz veya az ücretle gezebileceğiniz çokça sergi, tiyatro, etkinlik mevcut. Niyetinizi alın, arayın ve bulun.

Herkese göre bir etkinlik mutlaka vardır İstanbulda, ama kültür başkenti olarak sanata ve sanatçıya çok daha yakın bir kent gibi geliyor bana. Yine de, sanat size İstanbul’u sevdirmezse, yemekleri sevdirir diye düşünüyorum. Çünkü insan bir yerin yemeklerini sevdiğinde, o yeri de seviyor.

Son olarak, Kızılkayalar’ın garson abileri de çok candan insanlar; onları sevin (: Ve hala denemediyseniz bir ıslak yiyin hatırım için.

Kendinize iyi bakın, şehrinizi sevin,

Sade.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s