‘darası alınmaz yüküm bu benim’

İlk defa gözlerini gördüm: Hırslı, sinsi, mağrurdu. ”Sen…” dedim, cümleyi bitiremedim. Bu boşluğu fırsat bilerek, ancak böceklere yakışan bir çeviklikle saklanacak karanlık bir köşe buldu kendine.

‘Artık görebiliyorum seni, saklanman anlamsız’ diye geçirdim içimden. O ise bir sonraki sinsi planı için hazırlıklara başlamıştı bile. İsminin çirkin olduğunun gayet farkındaydı, o yüzden ismiyle seslenilmediği her operasyonda başarılı sayılırdı. Gurur dediler ona, onur dediler. Hatta azimli, ‘kendi hakkını ne güzel savunuyor’ dedikleri de oldu. Kendi ismiyle çağırılmadığı sürece güvendeydi ve yaşamaya devam etti karakterimin karanlık, pis, bakımsız köşelerinden birinde.

”Kalbinde zerre kadar…”

Ben her Ramazan ayını bir arınma, temizlenme, hoşumuza gidenden fedakarlıkta bulunma zamanı olarak görüyorum. Bu görüşümü eyleme dökerken kusursuzluktan epey uzaktayım ama niyet olarak bunu almak bile şifalandırıyor. Hazır Ramazanda rutin olarak, sevdiklerimizle ve keyifle maddi zevklerimizden biri olan hadsiz hesapsız ve zamansız yemeye ara verip maddi hastalıklarımızdan -inşallah- temizleniyorken; tek başımıza kaldığımız anlarda da manevi temizlikler yapmaya niyetli olmak iyi geliyor. Tabi çoğu temizlikte olduğu gibi, öncesinde karmaşa biraz daha artıyor, neresi temiz neresi kirli biraz daha belirsizleşiyor.

Pes etme. Bu yazıyı yazmak taş taşımaktan ağır gelse de yaz bitir. O gözleri bir kere gördükten sonra hayatın aynı dönmeyecek, dönmesin. O çirkin, zalimce bir iştah taşıyan gözleri görmen için ışık tutanlara şükret. Maddi her şey mezarımıza toprak tozu ama iyi arkadaşlıklar bitse bile can suyu.

Aslında daha önce görmüştüm gözlerini, eski bir fotoğrafta. Eski olduğu için affedilebilirdi, çirkinliği şirin bile bulunabilirdi belki, midemi bulandırmadığı zamanlarda. Ama artık nereye kaçtığını biliyorsun, elinde su ve sabun da var. Beyninin bakımsız kıvrımlarında bir temizlik zamanı geldi, geçiyor. Çık bu yolculuğa, Ramazan sana yardımcı olacak.

”burada kalamazsın, başa dönemezsin
ama dön
Eve dön! Şarkıya dön! Kalbine dön!”

Ve her temizlik gibi, tekrar kirleneceğinin bilinciyle yap bunu. Fark et, temizle, ışıklandır. Zerresi dahi rahatsız etsin seni, kalk ve yine temizle. Fark edemediklerin için Rabbine sığın, şifa dile. Amin.


‘darası alınmaz yüküm bu benim’’ için 2 yanıt

  1. Suat Yıldırım Kuran-ı Kerim ve Meali
    (37-39) Hem kibirli kibirli yürüme! Zira ne kadar kibirlenirsen kibirlen, ne yeri yarabilirsin, ne de dağların boyuna erişebilirsin. Böylesi davranışların hepsi kötü olup, Rabbinin nazarında hoş görülmeyen şeylerdir. İşte bu, Rabbinin sana hikmet olarak vahyettiği şeylerdir. Allah ile birlikte bir başka ilah edinme! Yoksa, kınanmış ve kovulmuş olarak cehenneme atılırsın.
    Kalemine ve yüreğine sağlık sade, hikmetli, samimi ve insana kendisini hatırlatan bir yazı olmuş.

    Liked by 1 kişi

sadepanda için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s