Kusursuz olmama hakkı

Mükemmel değiliz. Ne kadar denersek deneyelim olamıyoruz üstelik. Yine de sanki içinde bulunduğumuz hayat oyununu kusursuzlukla oynamadığımızda kenardaki uzun çocuk çıkıp topumuzu kesiverecekmiş gibi hissediyor ve bi türlü bırakamıyoruz denemeyi. Oyunda kalmalıyız. İştahla, tekrar ve tekrar kusursuz oynamayı deniyoruz. Çok yaklaştığımız zamanlar oluyor bazen, eğer şanslıysak. Yine de kendimizi o ‘kusursuza çok yakın an‘ın tadını çıkarırken değil, kusurlu olan küçük kısmı örtbas etmeye, diğerlerine göstermemeye çalışırken buluyoruz.

Veya belki hepimiz böyle değiliz ama ben çoğul konuşurken daha iyi hissediyorum. Kusursuz değilim çünkü. Yarasız değilim.

Kusursuz olmama cesareti, yara izlerini çirkin lekeler olarak görmeden hikayelerini sevgiyle anlatmayı içeriyor. Anlaşılsa da anlaşılmasa da, hatta üstünü çoğu zaman elimden gelen en iyi şekilde örtsem de; ben burada bunu yapıyorum. Barışabildiğim, ardındaki gerçeği görebildiğim yara izlerimin hikayelerini anlatıyorum. Bazıları hala acıyan, nasırlaşmamış yaralar olsa dahi bunu yapmaya çalışıyorum. Bana böylesi iyi geliyor çünkü.

Hikayelerimiz kusursuz olmasa da birbirimizden beslenmemiz gerektiğine inanıyorum çünkü. Hayat, çoğu zaman bir rüyanın içinde, kendimizi çıplak görme yürekliliğini gösteremeden geçip gidiyor. Kusursuz değilse kendimizi görmeye tahammülümüz düşük. Başkalarının cilalanmış dış yüzeyini kendi ham içimizle kıyaslıyoruz; bakılacak gibi değiliz. Oysa belki bakılmamız ve yargılanmamız/oylanmamız değil sadece sevilmemiz gerekiyordur 🙂

Zaman çok hızlı geçiyor. Ve zaman hiç etkisiz bir eleman olmadı, olmayacak. O illa ki etkisini bırakarak geçecek. Yaşıyorsak illa ki yaralanacağız. Yaralarımızı, olduramadıklarımızı çirkin bir kusur olarak görmeyi bırakabilir, diğer herkesi boş verip kendimizi affedebiliriz.

Belki o zaman yara izlerimizle daha güzel, hamlıklarımızla daha öğrenmeye açık, olduramadıklarımızla daha samimi olduğumuzu görebiliriz. Uyanan diğerlerini uyandırabilir ve artık kendimize yalan söylemeyi bırakabiliriz.

Bence kusursuz olmaya çalışarak yeterince oyalandık. Şimdiden sonra ilerleyebiliriz, buna hakkımız var 🙂

Yara izlerinden öpen,

Sade.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s