Eylemsizlik

Sıkı sıkıya tutunmak bir eylemdir. Pes etmek değildir. Kaslar çalışır, enerji harcanır ve aynı halde kalmak gittikçe zorlaşır.

Sadece olduğun yerde kalmak için, farkında olsan da olmasan da harcadığın bir enerji var. Ancak, aynı yerde kalakalmak artık iyi gelmiyorsa o tutuşu biraz gevşetip bir sonraki halata geçmek için hamle yapmakta fayda var.

Ki aslında her bir insan ömrü, bir yerden başlayıp bir yere akmalı. İnsanın hayatı da içinde yaşadığı zaman gibi tabiri caizse akışkan olmalı. Gelişmeli, değişmeli, dönüşmeliyiz. Cesaret edemediğimiz noktalarda fazla tutunursak, maddi veya manevi acı gelip bizi bulabilir. Çünkü acı aslında gereksiz, can sıkıcı ve anlamsız bir his değildir.

Acı harekete geçmek için bir çağrıdır. Kızgın tavaya dokununca elini hemen geri çekmeni söyleyen onun varlığıdır. Bir yandan olduğun hali koru ve zarar görme ister ama öteki yandan rahat bir koltukta bile uzun süre kıpırtısız otursan ortaya çıkar. Çünkü devinim, doğamızda var. Doğamızda olmayan, devinimden, değişim ve dönüşümden korkmak.

Belki de bu yüzden harekete geçemediğimizde iki seçenek beliriyor önümüzde (hiç olmazsa benim tecrübelerimde). Ya aslında hareket etmek istemiyorum diyeceğiz, kandıracağız kendimizi ya da asıl korktuğumuz şey ile yüzleşeceğiz. Hata yapmak.

devamı gelecek.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s